Daha dün gibi bundan 20-30 yil önce Alanya´dan geçerken burnumuza portakal, muz kokulari gelirdi. kasabada yasayanlarda geçimlerini balikçilik ve bu portakal, muz gibi ürünlerden saglardi. Simdi ise o günler unutulmus ve yerine dev turizm tesisleri kurularak Türkiye´nin en önemli Turizm merkezlerinden birisi olmustur.
Troya savasindan sonra Anadolu`ya dagilan kavimlere ev sahipligi yapmis Alanya. Bizans döneminde Alanya`ya ‘Kalonoros’ adi verilmistir. Selçuklular tarafindan insa edilen, Anadolu’nun en etkileyici kalelerinden birinde büyüyüp gelismis. Günümüzdeki kale ise Alanya gezisi için iyi bir baslangiç noktasi.Türkiye`nin hemen hemen en uzun plajlarina sahip olan sansli ilçelerimizden bir tanesidir Alanya. Artik bir Alanya gerçegi de artik yasayan yerli halk kadarda yabancilarin Alanya`ya yerlesmesidir.
Buda Alanya`nin gerçek anlamda bir cennet oldugunun bir göstergesidir.
Denizden sikilanlar için Alanya`da bir çok aktiviteler var farkli bir seyler yapmak isterseniz bu aktivitelere katilabilirisiniz. Alanya’da yasamin ayrilmaz bir parçasi olan Bati Toros Daglari, yazin en sicak günlerinde bile serin ve taze bir havaya sahip. Toroslarin yüksek kesimleri, binlerce yillik geleneklerini sürdüren Yörüklerin de yasam alani. Her yil ilkbaharla birlikte koyun sürülerine taze ot bulmak için daglara çikan Yörükler, kis gelene kadar keçi kilindan ördükleri çadirlarda yasayip koyun yününden rengârenk kilimler dokuyor.
Ister Toroslarin çam ve sedir ormanlariyla örtülü derin vadilerinde gezinin; ister bir kir lokantasinda köy yemeklerinin tadina bakin ama siz siz olun Alanya’nin Türbelinas, Sögüt, Dereköy, Gedevet, Pinarbasi, Türktas, Gökbel, Söbüçimen, Mahmutseydi yaylalarindan birini mutlaka ziyaret edin. Ve unutmayin, Alanya’da yasam kaynaklarindan biri turizm ise digeri; tarimin kaynagi olan Dim Nehri’dir.