Güney Sibirya gezi ve tatil yerleri ~ Tatil - FM ~
|
Güney Sibirya |
|
 |
|
Sibirya, Türk tarihi açisindan eskilik ve derinlik anlamlarini birlikte tasir. Geçmisten günümüze uzun zincirli bir halka gibidir. Bu halkanin bazi zincirleri zayif, bazilari saglamdir. Bazi zamanlarda tarihimizi aydinlatmakta, bazi zamanlarda belirsizlige sürüklemektedir. |
Aslinda Sibirya, bünyesinde tasidigi maddi kültür alanlari ile önemli bir mihenk
tasidir. Afanasyevo, Okunyev, And-ronovo, Tagar Tastik, Karasuk gibi en eski
kültürler ve etki alanlari bunun bazi tanimlamalaridir. Bu kültür alanlarinda
ele geçen antropolojik malzemeler ve arkeolojik buluntular sayesinde Türk
tarihinin baslangici hakkinda söz söylemek mümkün olmaktadir. Birçok arastirmaci
en eski Türk yurdunun Güney Sibirya`da oldugu konusunda hemfikirdir.
Büyük Hun Imparatorlugumdan beri Güney Sibirya bölgesi, bugünkü Gorno Altay,
Tuva, Hakasya ve civarlari Türk tarihinde farkli bir islev görmeye baslar. Çünkü
otorite merkezi Mogolistan`da Ötüken olarak adlandirilan Orhun Irmagi bölgesinde
yükselmisti. Orta Asya`yi hâkimiyeti altina alan Hun, Göktürk, Uygur
devletlerinin odak noktasi burasi olmustu. Dolayisiyla Türk tarihinin
hareketliligi yüzyillarca dogu bati istikametinde gelismisti. Bu durumda Güney
Sibirya kenarda kalmis görüntüsü vermektedir.
Peki, ne olmustur bu süreçte? Öncelikle eski Türklerin sürgün bölgesi olmustur.
Bu durumu Sibirya`nin zor iklim sartlan ile iletisim yollarinin üzerinde
bulunmayisina baglamak mümkündür. Herhangi bir sekilde iktidar sahipleri ile
çatisan hanedan üyeleri kendilerine bagli küçük gruplarla kuzeye çekilmisler ya
da çekilmek zorunda birakilmislardir. Mesela 581 yilinda yapilan seçimde
kaganlik tahtina çikamayan Göktürk hanedanindan Ta-lo-pien yanina ailesini ve
adamlarini alarak Baykal Gölü havalisine çekilmistir. Buralarda ormanlarin,
daglarin, vadilerin arasinda soyutlanmis bir sekilde yasarlarken, tahti elinde
tutanlarin hem hismindan korunmuslar, hem de onlari rahat birakmislardir.Hun Imparatorlugu zamaninda Güney Sibirya`da Kirgizlar (Ke-k`un), Ting-linglerin
yasadigi Çin kaynaklari tarafindan bildirilmektedir. Kirgizlar, 7. yüzyildan
itibaren siklikla tarih sahnesinde görünür olmuslar; nihayet 840`tan sonra kesin
varliklarini hissettirmislerdir. Bundan sonra hiç kaybolmayarak günümüze
ulasmislardir. Ting-ling kavrami ise çok daha fazla açiklanmaya muhtaçtir. Çünkü
bu bölgede gösterilen Ting-lingler, Urallar`a kadar uzanmislar, bütün Kuzey
Kazakistan bozkirlarini kaplamislardir. Kaynaklardan anlasildigina göre Ting-lingler,
Bati Orta Asya`daki Türk kökenli boylarin atalarinin genel adidir. Kipçaklarin
ve Oguzlarin atalari da bu boy grubunun içinde idiler. Iste, bu boyun da ilk
çikis yeri Güney Sibirya`da Altay, Sayan ve Tanri Ula daglarinin etrafindaki
vadilerdir.
Dogu bati yönü açisindan ele alindiginda pek stratejik görünmeyen Güney
Sibirya, aslinda koruyucu, kendisine siginani bagrina basan anaç bir konum
üstlenmistir. Daglar, vadiler ve uçsuz bucaksiz ormanlar herkesi korur. Diger
taraftan Orhun Yazitlari*nda da açikça bildirildigi gibi devlete isyan eden
Güney Sibirya boylari -ki bunlarin basinda Kirgizlar ve Çikler geliyordu-
üzerlerine yürünerek bastirilmistir. Tonyukuk`un da yazitinda açikça ifade
ettigi gibi asilerin yani sira bölgenin çetin sartlari ile mücadele edilmisti.
Göktürklerin yerini alan Uygurlar döneminde de durum degismedi. Bölge boylari
bazen itaat ettiler, bazen de karsi koydular. Kirgizlar 840 yilinda yüz bin
süvari ile Orhun`daki Uygur baskentini basip Büyük Uygur Kaganligi`na son
verdiler. Bu olay Orta Asya tarihinde bir dönüm noktasidir.
Mogolistan cografyasini 50-60 yil ellerinde tutan Kirgi güçlerini kaybedip geri
çekilince, Türklerin agirlik merkezi batiya kaydi. Buna ragmen Sibirya tarihsel
rolünü oynayip, bünyesinde bulunan Türk kökenli kabileleri korumaya devam etti.
Bölge kabileleri Cengiz Han`in Mogol devletinin bünyesinde yer aldilar; önemli roller oynadilar. Kirgizlar, Sibirya`yi terk edip Tanri Daglari havalisine gelerek Kirgizistan`i olusturdular. Burada orman halki anlamina gelen Oyratlardan bahsetmek gerekir. Çesitli kaynaklarda Kalmuk, Cungar gibi adlarla anilan bu halk Sibirya`dan Altaylar`i asarak, 15-18. yüzyillar arasinda bütün Orta Asya`yi kasip kavurdu. Sonuçta Mançu asilli Çinliler tarafindan yok edildiler (1756 civari). Yerlerinde kalanlar ise Rus istilasina boyun egmek zorunda kaldi. Nihayet günümüze basta Gorno Altay, Hakasya ve Tuva gibi üç özerk cumhuriyet olmak üzere bölgenin Rus nüfusuyla birlikte yasayan küçük kabileler kaldi.
Yazar: Ahmet TASAGIL
Bu Tatil Yerimiz Ahmet TASAGIL tarafından 1 Subat 2008, Cuma
Tarihinde eklenmiş ve
258 kişi tarafından okunmuştur.
|
|
|
|