Anasayfanız yapın    Favorilerine Ekle   E Mail   Tlf : 0 216 337 81 00   Otel ekle  Arama  
Tatil FM
Ana sayfa Oteller Gezi Yerleri Foto Galeri Video Balayı Tatil FM Acenteler Rent a car Tatil
 » Kategoriler

Afyon

Antalya

Aydın

Balıkesir

Denizli

Doğu Anadolu

Gezi Notları

Istanbul

İzmir

Karadeniz

Muğla

Yurt Dışı
 » Seçme oteller

- Fethiye

Agdaki Kayik

Akçay

Akçay Turizm

Akdag

Alanya

Alanya Arkeoloji Müzesi

Alanya Kalesi

Alanya Surlari

Alaska

Altınoluk

Antalya Hamamlari

Antalya Magaralari

Antalya Müzesi (Merkez)
    

Sümela Meryemana manastiri

  Ilin en önemli turizm atraksiyonunu teskil eden manastir, Trabzon kentine 30 km, uzakliktaki Maçka ilçesinin 15 km güneyinde, Meryemana deresi vadisinde ve vadi tabanindan 200 metre yükseklikte, duvar gibi dik yamacin ortasindaki bir magara içerisinde insa edilmistir.Zikzaklar çizilerek yapilan zorlu bir tirmanistan sonra ulasilan noktadaki muhtesem manzara bütün zahmete degecek niteliktedir.


Manastirin ilk kurulusuna dair muhtelif rivayetler ve savlar vardir. Bunlardan en yaygin olani ise Atinali Kesis Barnabas ile yegeni Sbpheranios`un ilk temeli attigidir. Sumela Manastiri, ilk kurulus döneminden itibaren, St. Luke tarafindan yapildigi ve mucizeler yarattigi söylenilen bir Meryamana tablosu ile özdeslestirilmistir. Hikayeye göre, Barnabas ile yegeni, Meryemana ve Hz. Isa`nin çocuklugunu belirten ve St. Luke tarafindan yapildigi söylenen bir tabloyu da yanlarina alarak, Trabzon`a gelirler. Burada, Manastirin yapilmasinda kendilerine yardimci olacak gönüllü isçileri topladiktan sonra,bugünkü Maçka ilçesinde Degirmendere (Pyxites yöresindeki Altindere)ye ulasirlar. Kara daglarin en dik yamacina çikan kesisler, tepesinden su damlayan bir magara bulunca, Manastin burada ilkönce iki oda olarak kurarlar. (M.S. 385) Iki kesis 412 yili dolaylarinda öldükten sonra kurduklari iki odali manastir hem Katolik, hem de Ortodoks mezheplerinden olan Hiristiyanlarca kutsal tapinak olarak kabul edilir.

Istanbul, Bati Roma Imparatorlugundan ayrildiktan sonra Bizans imparatoru Jüstinyen (527-568), hem Trabzon`un tahkim edilmesini, hem de bu manastirin genisletilmesini emrederek, buraya zengin bir kitaplik hediye eder. 640 yilinda, Bizansli çapulcular Manastiri hem yagma etmisler hem de yakmislar. Yine Trabzonlularin çabasiyla 644 yilinda Manastir yeniden onarilir.

Meryemana Manastirinin adi bu ilk kurulus döneminden beri süre gelmistir. Yunanca aslinda "Panaghia tou Melas" (Kara Dagin Bakiresi) olan bu ad, yerel lehçe ile "Tou-tu" Sousu biçimine dönüsmüs ve bastaki "Bakire azize" de zamanla birakilarak "Sousu-Melas" (Sumda) yani (Kara dagin) olmustur. Türkçe`sinde ise gerçege daha yakin olarak (Meryemana) denilmektedir.

Istanbul`un 1204 yilinda Haçlilar tarafindan isgalinden sonra Trabzon`a kaçan ve "Komnenler" (Komnenos) Imparatorlugunu kuran Alexios Komnenos`un oglu ve torunlari Sumela Manastirim genisletme ve onarma yansina girdiler. Nitekim, Alexsios III, tacim Sumela`da giymek için bütün saray halkini manastira götürmüs ve imparator olduktan sonra da bugünkü manastin 72 oda ve büyük bir kitaplik ile yeniden yaptirmistir. Alexsios III. den sonra, Andronicos ve Manuel III. ile Michael I. bugün dahi güzelliklerini koruyan duvar freskleriyle Sumela Mariastin`ni süsletmislerdir.

Fatih Sultan Mehmet 26 Ekim 1461`de Trabzon`u fethettigi zaman Istanbul`da oldugu gibi, Trabzon`da birçok kiliseyi ve bu arada Trabzon`un Ayasofya Kilisesi ile Sumela Manastiri`ni da korumus ve hatta toprak ve altin ihsaninda bulunmustur.

Yavuz Sultan Selim, velihatligi sirasinda, Trabzon`da Vali olarak bulunmustur. Bir gün avlanirken hastalanir ve Meryemana Manastiri`na çikan 1 arak rahipler tarafindan tedavi edilir. Yavuz Istanbul`a dönüp, tahta çiktiginda, büyük bir kadirsinaslik ile bir zamanlar kendisini tedavi eden rahipleri ve Manastin unutmayarak onlara hem altin, hem arazi ve hem ek boylan bir buçuk metre olan 4 altin samdan hediye eder.

Sultan Ahmet II. 1710`da Manastirin iç duvarlarinin onarilmasi ve fresklerin yenilenmesi, Sultan Mahmut 1. 1740`da diger bölümlerdeki fresklerin yeniden yapilmasi için emir edip masraflarini da karsilamislardir.

XIX. yüzyilda, rahiplerin sayisi yüze ulasmis ve sahip olduk)an arazi Sultan Abdülhamid`in ihsahlan ile daha da genisleyerek manastir, çevredeki 15 köyün sahibi olmustur.


Birinci Dünya Savasi sirasinda, Rum rahipler, Dogu Karadeniz Rumlarinin hayallerine kendilerini kaptirarak, "Trabzon Rum Imparatorlugunu yeniden kurmak hevesine düserler. 1916-1918 yillarinda Ruslarin Trabzon ve çevresini isgalinden cesaret alan Sumela Rahipleri dini bir tarafa birakarak siyasal faaliyete giristiler. Bunun sonucu, manastir çevresindeki Rumlarin ayaklanmasini tesvik ettiler. Nitekim bu ayaklanmayi bastirmak üzere vadiye gelen 500 Tük askerinin sehit edilmesinde, yüzyillar boyu Türklerin ihsanina nail olmus ve bu Manastirin rahipleri elebasi olmuslardir.

Rahipler bu cinayetlerinden korkarak Trabzon`a siginirlar. 1919 yilinda Yunanlilarin Izmir`e çikmalari ile bütün dikkatlerin Bati Anadolu`ya çevrilmesini firsat bilen Meryemana rahipleri yine manastirlarina döndüler.

Ancak, batida sürdürülen savas, bizim lehimize döner dönmez, Dogu Karadeniz`de baskaldiran Rumlari bastirmak üzere Gazi Mustafa Kemal Pasa`mn, Doguya bir süvari kuvveti gönderdigi haberi manastira ulasinca, rahipler, daha önce isledikleri cinayetlerin korkusu ile tasiyabilecekleri degerli esyayi yanlarina alip digerlerini (St. Luke`nin Madonna tkonu dahil) manastirin yanindaki St. Barbara kilisesine gömdüler. Trabzon`daki Santa Maria kilisesine (bugün de bu kilise açik olup ayinlerini sürdürmektedir.) siginan rahiplerin, bir Italyan gemisi ile Yunanistan`a gitmesi saglandi.

Türk süvarileri Meryemana Manastin ile çevreyi bosalmis buldu; çünkü rahiplerle birlikte çevredeki Rumlar da Trabzon`a kaçmislardir. Ne var ki, rahipler manastiri terk ederlerken 3 yere yerlestirdikleri dinamit lokumlarini Türk askerleri manastirin içinde iken patlatmalari için, o çevredeki Rum çobanlara para vermislerdir. Adeta kutsal bir rastlanti sonucu çobanlar dinamitleri Trük askerleri ayrildiktan sonra atesleyebildiler. Böylece bugün dahi izlerine rastlanacagi üzere, Manastirin çatisi havayla uçtu, duvarlari tahrip oldu ve molozlar içeriye yigildi.

1931 yilinda, Türklerin iyi niyetliliginden ve Atatürk`ün baris severliginden yararlanan Meryemana rahiplerinden Ambrosis, Türk Hükümetinin izni ile geri gelmis ve St. Barbara kilisesine gömdükleri Hiristiyanligin mukaddes emanetlerini alip Yunanistan`a götürmüstür.

Meryemana Manastiri`nin önemi, Karadeniz Bölgesi`nin en eski Hiristiyan tapinagi olmasinin yani sira, doganin essiz güzellikteki bir yerinde çok ilginç bir yapi olmasindan ve çesitli devirlerde yapilan duvar ve tavan süslemelerinden kaynaklanir.

Manastir iki bölümden olusur. Birinci bölümün ilk yapilan kesim oldugu, tas oyukta görülen tapinma yerinin tavani ndaki fresklerden bellidir. Bu fresklerde gölge ve derinlik olmayip, gerek Hz. Isa`nin gerekse Hz. Meryem`in yüzleri hatta kiprik uçlari bile tek düzlem üzerindedir ve ayrintili olarak belirlenmistir. Tapmak yerinin içi ve disi Incil`den alinmis konularin freskleriyle süslenmistir.

Yine birinci bölümde, tapinma yerinin bitisigindeki kayadan üçlü olarak damlayan suyun düstügü yerde, sonradan yapildigi Anadolu Selçuklu süsleme stilindeki tas islemeden anlasilan bir ayazma vardir. Bu tapinma yerinin kuzeyinde 3-4 tane küçük kilise (Sapel) bulunup, bugün bunlardan birisi oldukça az harap olmus durumdadir. Bu küçük kiliselerin de duvarlari ile tavanlari fresklerle süslenmistir. Ancak kalintilardan anlasilacagi üzere bu küçük kiliseler çok daha sonraki dönemlerde (1740`larda) yapilmis olabilir.

Tapinma yerinin tavaninda, freskler arasinda, ortadaki iki büyük fresk, grubunun en eski oldugu, yine fresk stilinden anlasilabilir. (VII. yüzyil) Fresklerde hakim olan renk ile önce san, sonra al renklerdir. Ayrica yesil-pembe karisimina da çok rastlanmaktadir. Duvar fresklerinde zamanla kireç karisimi kullanilmis olup, yüz kismi yumurta aki ile parlatilmistir. Kullanilan taslar, sicaga dayanikli, isiyi uzun süre saklayabilen finn taslandir. Yan bölümler ise biri düz digeri delikli iki çesit tuglayla örülmüstür. Diger duvarlar yontulmasi sabir ve zaman isteyen çetin bir oymacilik ile sert kayalarin oyulmasindan olusmustur. Kapi ve pencere kesimlerindeki taslarin üst tasimlan ile kapilar kalin, som meseden oymali tahtadan yapilmistir. Gerek tapmak yerinde, gerekse küçük kiliselerde, lamba ya da samdan koymak için ufak dolaplar vardir.

Meryem ana Manastirinin ikinci bölümü, giris kapisini geçip, içerdeki basamaklardan inerken, sagdaki yatak odalarini salonlari, kitapliktan, kilerleri, erzak depolarini ve helalari kapsayan dört kattan olusmustur.

Bütün odalarda ocak, isik dolabi, kitap raflari vardir. Yine odalarda sofalarin disariya dogru, çikma balkonlari vardir.

En alt katta tonozlu bir mutfak, onun altindaki mahzende de sarap ve yag depolan bulunmaktadir.

Bütün duvarlarin karaagaç ve mese kapli oldugu kalintilardan anlasilmaktadir. Duvarlarin kalinligi 60-100 cm dir. Manastirin bu bölümü, alttan önü kapi biçiminde açik olan dört kemer üzerine oturtulmustur. Duvarin temeli ise, kayanin yukardan asagi üçgen biçiminde inen dar açili yerinden baslamak üzere kurulmustur. Bu bölüm ortaçag özelligi göstermekledir. Bu nedenle Alexios III. tarafindan baslatilan bölüm oldugu söylenebilir

Odalar bugün yikinti halinde olmakla beraber, kayitlardan 72 oda oldugu anlasilmaktadir. Manastirin bu bölümüne disaridan 96 basamakla çikilmaktadir.

Manastirin suyu, eski Roma yapisina benzeyen kiremitten yapilmis borulari içerisinde barindiran sukemerleri ile getirilirdi. Bugün bunlarin belli belirsiz kalintilari vardir.

Manastirin giris kapisindan önce, içeri girmeden, yolun saginda ve solunda iki küçük kilise daha vardir ki, bunlara, manastirin ilk kuruculari; Barnabas`lara atfen Barnabas kiliseleri adi verilmis ve kayalarin üstüne bu adlar oyulmustur.
 
 Cumhuriyet`ten sonra bir süre kaderine terk edilen Manastir epey zarar görmüstür. 1972`de Trabzon Müze Müdürlügünce ele alinan Manastir, bir dizi restorasyon sonucu yeniden kazanilmistir. Orman Genel Müdürlügü`nce bir de kir kahvesi yaptirilan bu yer, yabanci turistlerce büyük ilgi görmektedir. Yaz aylarinda gemi veya çartir uçaklarla Trabzon`a gelip, manastin gezdikten sonra dönen turlar vardir.



Ekleyen : JasepH

Tarih : 1 Ocak 2008, Sali

Okunma : 1288

Link :

© 2007-2008 Tatil FM
Gizlilik | Reklam | Fethiye | Ölüdeniz | Mojo
Bu sitede yayınlanan yazılar site sahibinin yazılı izni olmadan, kısmen dahi olsa kullanılamaz.