Trabzon Kalesi, yöredeki en iyi korunmus eserlerden birisidir. Bizans devrine ait eski temdiler üzerine kisa edilmis olan kale, denizden baslayarak, geride sehri saran tepelere kadar uzanir.
800 yillarindan sonra Asur otoritesi zayiflamaya taslayinca, yörede Yunan
Kolinicileri görülürse de, yerlesme çabalari basarili olmamistir.MÖ. 855`te
Sinop`ta yerlesen Milct`Iilcr MÖ. 756 yilinda yöreye gelmislerdir. Yunan
tarihçisi Bcsari. Trabzon`u Arkad ve Milet`lilerin kurdugunu öne sürerse de
gerçekte yörede ilk yerlesenler Turan halkidir. Dolayisi ile kentin ilk
kuruculari da Orta Asya kavimleri olmaktadir.
Daha sonralari koloniciler yöreye hakim olmus ve
Trabzon, iki asir boyunca
Sinop`ta yasayan Milet`li yöneticiler tarafindan idare edilmistir.
Trabzon M.Ö.
334 yilinda Büyük Iskender`in Anadolu`yu isgaline kadar Pcrs hakimiyetinde
kalmistir. Iskender`in M.Ö. 323`te ölümü üzerine, Karadeniz, kiyilarinin büyük
bölümü de Evmene hakimiyetine girmis ve daha sonra da bagimsiz Pöntus devleti
kurulmustur. Pontus kralliginin gelisme döneminde Sinop bassehir iken,
Trabzon`da liman sehri olarak ekonomik gelismeye yardim etmistir. Roma
Imparatorlugumun ikiye bölünmesinden sonra
Trabzon, Dogu
Karadeniz Bölgesi
içerisinde Roma hakimiyetinde kalmistir. Özellikle 1. yüzyilin sonlarindan
itibaren Trabzon hizla önem kazanmis ve büyümüstür. Imparator Vcspasiyanus
zamaninda (M.S. 67-77) Yukari Mezcçjotamya ve Dogu anadolu`yu baglayan yollar
yapilmis, kent yeni ticari fonksiyonlar kazanmistir. Imparator Adrianus
zamaninda (M.S. 117-138)
Trabzon gerçek bir Roma eyaleti haline gelmis ve imar
görmüstür. Bu dönemde liman, mendirek, hipodrum. tiyatro, iç kale ve su
kanallari gibi sehrin görünüsünü degistiren önemli eserler yapilmistir.
Ne var ki, 258 yilinda God istilasi ile sehir büyük ölçüde tahrip olmus ve ve
bir daha eski güzelligine kavusamamistir. Trabzon, Hiristiyanligin gelisme
döneminde önemli bir dini merkez olmus ve buna bagli olarak da birçok kilise ve
manastir insaa edilmistir.
M.S. 705 yilindan itibaren müslüman Arap ordularinin saldirilan sehre rahat
vermemistir.
Kentin Hiristiyan yöneticileri Bizans`a karsi bagimsizliklarini koruyabilmek
için 1098 yilina kadar çok mücadele etmislerse de, basarili olamamislardir.
Trabzon, 11. asirda askeri üs olarak daha da önem kazanmistir. Sclçuklu Sultani
Meliksah sehri bir ara eline geçirmisse de, iatoe bulunmustur. Bugünkü yapinin
14. yüzyilda haç planli olarak insa Imis olmasi muhtemeldir
Yapinin bugün narteksi yoktur. Üç nefli ve üç apsislidir. Orta apsis içten
yuvarlak, distan bes köselidir. Digerloi içten at nah, distan yuvarlaktir.
Merkezi kubbe doguda haç biçimli iki ayaga, batida yuvarlak iki dorik sütuna
pandantifler yardimiyla oturur. Yan sellerin üzeri tonozlarla örtülmüstür. Bu
yapida fire* izleri ve zemin mozaiklerinin kalintilari tinmaktadir. Ayrica orta
apsisin disinda kartal ve güvercin kabartmalarina yer verilmistir.
Trabzon`un fethinden sonra camiye çevrilen yapiya kuzey giris bam ite minare
ilave edilmis, büyük apsisten bir giris daha açilmistir. Tastan yapilan mihrap
barok karakterlidir. Minberi ahsaptan yapilmis olup sade birakilmistir Ayrica
caminin içinde çok degerli süslemeler vardir.