|
|
|
Zeytinbagi - Tirilye gezi ve tatil yerleri ~ Tatil - FM ~
|
Zeytinbagi - Tirilye |
|
 |
|
Zeytinbagi ya da eski adiyla Tirilye, Güney Marmara sahilinin en güzel ve sakin yerlesim alanlarindan biri. Mudanya`dan sonra zeytin agaçlari ve kir çiçekleriyle bezenmis yamaçlardan geçen, deniz manzarali ve virajli 11 km`lik yol, tepeden inerken Marmara`nin mavisini ve Tirilye`nin kiremit çatilarini gözler önüne seriyor. |
Eski bir Bizans yerlesimi olan Tirilye, 14. yüzyildan sonra Osmanli
Imparatorlugu`nun egemenligine girmis. 1924`e kadar Türklerle Rumlar`in birlikte
yasadigi kasabaya, mübadele sonrasi Selanik`ten gelen göçmenler yerlestirilmis.
Temel ugras olan zeytincilik, kasabanin adina da yansimis; 1963`te adi "Zeytinbagi"
olmus ancak Tirilye adi da halen kullaniliyor.
TIRILYE ADI NEREDEN GELIYOR?
Kasabanin adinin kaynagiyla ilgili üç farkli hikaye anlatiliyor: Cenevizliler
zamaninda korsanlarin saldirisina karsi koymak için Sivzi, Kapanca ve Tirilye
köylerinin Tirilye adi altinda birlestigi söyleniyor. Baska bir hikayeye göre
Iznik`te baspiskoposun aforoz ettigi üç papazin buraya yerlesmesi nedeniyle
kasabaya "Tri: üç; ilya: aziz" anlamina gelen bu ad verilmis. Üçüncü hikayede
ise Tirilye`de dere agzinda bol bulunan barbunya baliginin Dogu Roma`nin
baskenti Istanbul`a gönderildigi anlatilir. Kasaba bu yüzden Latince`de kirmizi
balik anlamina gelen Tirilye adiyla anilmis.
GEÇMISE YOLCULUK
Tarihi mimari dokusunu korumayi basarmis kasabanin sokaklarinda, insan geçmise
yolculuk yapmis gibi oluyor. Yer yer çirkin beton binalara rastlansa da burasi
daracik sokaklari ve evleriyle bir `mimarlik tarihi laboratuari` gibi. Zaten
mimarlik okullari da buraya egitim gezileri düzenliyor. Kasabadaki tarihi
evlerin bazilari restore edilmis ama çogu bakimsiz. Geleneksel mimarinin tipik
örnekleri olan Tirilye evleri bu halleriyle hüzünlü görünüyor. Tirilye, yasayan
bir kasaba. Halki güleryüzlü ve sicak. Yasam sokaklarda da devam ediyor.
Evlerinin önünde zeytin satan kasabalilar, asirlik çinarlarin gölgesinde
çaylarini yudumlayanlar, kapilarinin önünde disleriyle sohbete dalmis kadinlar
ve oynayan çocuklar...
TIRILYE EVLERI
Bugün kasabayi bastan basa geçen caddenin yerinde eskiden dere akarmis.
Yamaçlardan gelen sokaklar bir yapragin damarlari gibi bu caddeye baglaniyor. Bu
sokaklarda birbirinin görüsünü engellemeyecek sekilde yerlesmis olan Tirilye
evleri, 19. yüzyil sonu ve 20. yüzyilin basindan kalma.
1980`de sit alani ilan edilmesi, her iki toplumun yasam özelliklerini
mimarilerinde sergileyen bu evlerin, günümüze kadar gelebilmesini saglamis.
Baslica geçim kaynagi ipekçilik ve balikçilik olan Rumlar`in iki veya üç katli
evlerinin insan yasamina ayrilan üst katlarina ipekböcekleri için kozaliklar
eklenmis. Daha sonra ipekböcekçiliginin yerini zeytincilik aldigi için, zemin
katlardaki ahirlar zeytin depolarina dönüsmüs. Evler tüm Bursa yöresinde oldugu
gibi, ahsap strük-tür üzerine bagdadi siva uygulanarak insa edilmis. Yogun bir
yerlesme olan Tirilye`de arsalar yetersiz olsa bile ev estetiginden ödün
vermeyen ustalar, çikmalarla tasarimlarini zenginlestirmisler.
TARIHI ESERLER
Kasabada çok sayida kilise, manastir ve ayazma varmis. Günümüze bunlardan üç
kilise kalmis. Aziz Stephanos`a ithaf edilmis eski Bizans kilisesi, Tirilye`nin
fethinden sonra 156l`de camiye dönüstürülerek Fatih Camii adiyla ibadete
açilmis. Günümüzde de cami olarak kullanilan yapi, dogu bati dogrultusunda
uzanan kapali Yunan haçi plan semasina sahip. Yapinin dis cepheleri düzgün ince
tugla siralari ile moloz ve kesme tastan örülmüs. Harap durumdaki Panagia
Pontobasilissa ya da kasabada bilinen adiyla Kemerli Kilise de benzer plan
semasina sahip. Duvarlari bir sira tugla ve iki sira kaba tastan, almasik
teknikte örülmüs. Çökmüs olan örtü sisteminin ise tugladan insa edildigi
anlasiliyor. Duvarlarindaki iki tabaka fresko çok iyi durumda olmamakla beraber
halen görülüyor. Üçüncü kilise ise Dündar Evi olarak anilan ve konut olarak
kullanilan bir özel mülk.
Fatih Camii`nin yakinindaki hamam ile 1909`da papaz okulu olarak insa edilen ve
1980`li yillara kadar milli egitime hizmet eden Neo-klasik üsluptaki görkemli
Tas Mektep binasi da görülmesi gereken yapilar. Tirilye`de ana cadde ve ona
açilan yan sokaklarda yürümek, ögretici ve keyifli bir gezi oluyor. Bu gezinin
yorgunlugunu Tirilye`nin sahil lokantalarinda taze deniz ürünleriyle hazirlanmis
bir sofrada çikartabilirsiniz.
Yapmadan dönmeyin
Tirilye`ye gidip de Tirilye`nin balkonu Çamli Kahve`ye ugramadan dönmeyin.
Tepede oldugundan çevreyi kusbakisi görüyor. Yolunuz sonbaharda Tirilye`ye
düserse Karacabey yönünde Trilye`nin 1 km kadar disindaki zeytinyagi fabrikasina
kadar yürüyerek taze yapilmis zeytinyagi alip, zeytinin nasil yaga dönüstügünü
görmeden geri dönmeyin. Bir hatirlatma; taze yag bulanik görünür, bekledikçe
orijinal rengini alir.
Alisveris
Tirilye`de alinacaklarin basinda zeytin geliyor. Kendine has tadi ve özellikleri
literatüre geçmis dünyaca ünlü Tirilye zeytini yalniz bu topraklarda yetisiyor.
Orta boyda, etli ve ince kabuklu, çekirdegi küçük ve meyvesine yapismayan, yag
orani yüksek ve çok lezzetli Tirilye zeytini salamura yöntemiyle 3-4 yil
saklanabiliyor. Zeytinyagi da alinmasi gereken ürünlerden. Köyün bir baska
lezzeti de eksi maya ile yapilan ve odun firininda pisen ekmegi. Ekmek hamuru,
içine zeytinyagi ve ceviz konup tas firinda pisiriliyor. 70 yillik tas firinin
mutlaka tadilmasi gereken bir de cevizli lokumu var.
Bu Tatil Yerimiz JasepH tarafından 14 Mart 2008, Cuma
Tarihinde eklenmiş ve
1066 kişi tarafından okunmuştur.
|
|
|
|
|
|